• Ben de biliyorum Sanat Tarihi okuyup hayallerimin izinden gitmeyi.
  • Ama evde gün aşırı tarhana çorbası içiyorum. 
  • 0.5 uçlu kalemlere ucu sokamayıp kalemleri bozuyorum.
  • Ben de bilirdim depresyon belirtileri göstermeyip çıkıp gençliğimi yaşamayı. 
  • Annem bugün mercimek çorbası yapmış.
  • Ayrıca sanat tarihi hakkında bildiğim tek şey Mimar Sinan ve üç büyük eseri. 
  • Mercimek çorbası biraz daha fark yarattı cidden. 
  • Keratayı da az özlemedim. 

(Temsili Mimar Sinan eseri)

(Buraya temsili kerata fotoğrafı gelmeyecek. Uyanıklar sizi.)

Kafayı yemeceler. 

(Kaynak: elguindilla)

Reblogged from yazkokulukiz with 272.968 yorum

Günlük konuşmada en uzak mesafeyi anlatmak için Papua Yeni Gine’yi kullana kullana hepimiz oralıyız gibi artık. Bakın böyle hep bi paylaşım içinde olalım. Ne güzel. 

Yorganın o samimiyetini, o senli benliliğini hangi pikede gördün sen? 

  • Mükremin: Siz tünel mi kazıyorsunuz?
  • - Yok, burada tünel her sene ihaleye çıkar. Cezaevi yönetimi artık baş edemeyince ihale açıyor. Bir nevi özelleştirme.

Ben anneme anne derken, annemin bana adımla hitap etmesi büyük adaletsizlik bence. 

Reblogged from thestyleline with 158 yorum

Ocağı ciflerken kendi özümü buluyorum. Benim için bir nevi meditasyon. 

Zamanında bunun ne anlama geldiğini anlayamadığım için, şimdi çok mutluyum.

Büyük ihtimal hiçbir anlamı yoktu. 

Napolyon yanındaki adama dönerek “Bakar mısın şuradaki kadın ne kadar çirkin?” der.

Adam:

- Efendimiz o benim eşim olur.

Napolyon:

- Ben onu demiyorum zaten yanındakini diyorum.

Adam:

-Efendimiz o da benim kızım olur.